İçeriğe geç
Ankara Nova

Gündelik hayata meraklı bir bakış

Teknoloji 3 dk okuma

Telefon ana ekranını ve bildirimleri sadeleştirmek

Düzenlenmemiş bir telefon, kullanıcının değil uygulamaların önceliklerini yansıtır. Birkaç ayar bu dengeyi tersine çevirir.

Yazar: Bora Ersöz Güncellendi:

Telefonu her elimize aldığımızda karşımıza çıkan ekran, gün içinde yüzlerce kez gördüğümüz bir arayüzdür. Çoğu kişi bu ekranı hiç düzenlemez; uygulamalar kurulum sırasına göre dizilir, bildirimler varsayılan ayarlarıyla akar. Sonuçta cihaz, kullanıcının niyetini değil, uygulamaların isteklerini yansıtan bir yapıya dönüşür.

Ana ekranı ve bildirimleri bilinçli olarak düzenlemek, teknik bir işlem değil; bir kullanım kararıdır. Amaç telefonu daha az kullanmak zorunda kalmak değil, telefonu açtığında ne yapmak istediğini hatırlayabilmektir.

İlk ekran bir vitrin değil, bir alet çantası

İyi düzenlenmiş bir ana ekranın temel kuralı sadeliktir. İlk ekranda yalnızca gerçekten sık kullanılan uygulamaların bulunması, aramayı ortadan kaldırır. Bunun için son bir hafta içinde hangi uygulamaları açtığınızı düşünmek yeterlidir; liste genellikle sekiz on uygulamayı geçmez.

Geri kalan her şey ikinci ekrana ya da uygulama kitaplığına taşınabilir. Modern telefonlarda uygulamayı ana ekrandan kaldırmak onu silmek anlamına gelmez; sadece görünürlükten çıkarır. İhtiyaç duyulduğunda arama çubuğuna birkaç harf yazmak, ekranlar arasında gezinmekten hızlıdır.

Uygulamaları işlevlerine göre klasörlemek de işe yarar ancak fazla derin klasör yapıları ters etki yapar. İki üç klasör, on klasörden daha kullanışlıdır. Sık kullanılanların doğrudan görünür olması, klasör içinde gizli olmasından her zaman daha iyidir.

Alt bardaki dört ikon

Ekranın en altındaki sabit bar, başparmağın en kolay ulaştığı bölgedir ve bu yüzden en değerli alandır. Buraya yerleştirilen uygulamalar, farkında olmadan en çok açılanlar haline gelir. Sosyal medya uygulamasını buradan kaldırıp yerine kamera, takvim ya da not uygulamasını koymak, gün içindeki refleksleri sessizce değiştirir.

Aynı mantık widget'lar için de geçerlidir. Takvim, hava durumu ya da yapılacaklar listesi widget'ı, bilgiyi uygulamayı açmadan verir. Buna karşın sürekli içerik akıtan widget'lar, ana ekranı bir başka besleme alanına çevirir.

Bildirimleri ayıklamak

Bildirim ayarları, çoğu telefonda kurulum sırasında tek tek onaylanmış izinlerin birikimidir. Yıllar sonra ortaya, kırk uygulamanın istediği zaman ekranı aydınlatabildiği bir yapı çıkar. Oysa gerçekten anlık müdahale gerektiren bildirim sayısı çok azdır.

Ayıklamayı kolaylaştıran basit bir soru vardır: bu bildirim geldiğinde işimi bırakıp bakmam gerekir mi? Cevap hayırsa, o uygulamanın bildirimi ya tamamen kapatılabilir ya da sessiz teslim edilecek şekilde ayarlanabilir. Sessiz bildirimler bildirim merkezinde birikir, kullanıcı istediğinde bakar; ekranı aydınlatmaz, ses çıkarmaz.

Kampanya ve öneri bildirimleri neredeyse hiçbir zaman gerekli değildir. Alışveriş, oyun ve içerik uygulamalarının bu tür bildirimlerini kapatmak, günlük kesinti sayısını belirgin biçimde azaltır.

Odak ve zamana göre ayar

Çoğu telefonda belirli saatlerde devreye giren odak modları bulunur. Gece saatlerinde yalnızca belirli kişilerin aramalarına izin veren bir mod, hem uykuyu korur hem de acil durumlarda ulaşılabilir kalmayı sağlar. Çalışma saatlerinde ise yalnızca iş uygulamalarının bildirim göndermesine izin veren bir profil, dikkat dağınıklığını azaltır.

Bu modları bir kez kurmak yeterlidir; sonrasında otomatik olarak devreye girerler. Kurulum sırasında hangi kişilerin ve hangi uygulamaların istisna olacağını dikkatlice seçmek, modun sonradan kapatılmasını engeller.

Düzeni ayakta tutmak

Ana ekran düzeni bir kez yapılıp bırakılan bir iş değildir. Yeni kurulan her uygulama ekrana kendini ekler, her uygulama bildirim izni ister. Ayda bir kez ekranı gözden geçirip son bir ayda hiç açılmamış uygulamaları kaldırmak, düzeni korumanın en pratik yoludur.

Aynı gözden geçirmede depolama alanına bakmak da faydalıdır. Artık kullanılmayan uygulamaların kaldırılması hem yer açar hem de arka planda çalışan süreç sayısını azaltır. Telefonun ekranı sadeleştikçe, cihazı elinize aldığınızda ne için aldığınızı hatırlamak da kolaylaşır.

Bu düzenlemenin gözle görülür bir yan etkisi de pil ömrüdür. Sürekli arka planda konum arayan, veri yenileyen ve bildirim gönderen uygulamalar cihazın enerjisini sessizce tüketir. Bildirim ve arka plan izinlerini ayıklamak, gün sonunda kalan pil yüzdesini de değiştirir. Yani sade bir ana ekran yalnızca dikkat açısından değil, cihazın günlük dayanıklılığı açısından da kazanç sağlar.